Bellek Kadıköy
  • Anasayfa
  • Bellek Kadıköy Hakkında
    • BELLEK – KADIKÖY
  • Blog Yazıları
    • Sosyal Çevre
    • Doğal Ve Mimari Çevre
    • Kültür Ve Sanat
  • Fotoğraf Albümleri
  • İletişim Bilgileri
No Result
View All Result
Bellek Kadıköy
  • Anasayfa
  • Bellek Kadıköy Hakkında
    • BELLEK – KADIKÖY
  • Blog Yazıları
    • Sosyal Çevre
    • Doğal Ve Mimari Çevre
    • Kültür Ve Sanat
  • Fotoğraf Albümleri
  • İletişim Bilgileri
No Result
View All Result
Bellek Kadıköy
No Result
View All Result
Home Blog Yazıları Sosyal Çevre

Nesli Tükenen Tamir Ustalığı

by adminoad136
Mart 4, 2026
0 0

Araştırmacı Çevre Yazarı Türksen Başer Kafaoğlu

Dünya üzerindeki gerginlikten biraz olsun uzaklaşabilmek için değişik bir konuyu ele almak iyi gelebilir.

Ülkemizde, 1950’leri anımsıyorum, göz nuru ile yapılan ince işler olurdu. Giyim dergilerinden model çizimleri çıkarılır, Singer Marka kol çevirmeli dikiş makinalarıyla giysiler dikilirdi. Uygun fiyatlı terziler mahallelerde; ünlü ve pahalı olanlar da Beyoğlu Nişantaşı gibi zengin semtlerde otururdu. Ayakkabıların ömrünü uzatmak için pençe çaktırılır, saatler bozulunca tamir ettirilirdi. Çoraplar eskiyip yırtılınca, yumurta şeklinde bir tahtanın üstüne yerleştirilen kısım onarılırdı. Bunların hepsi göz nuru gerektiren emeklerdi.  

Ne zamanki dışa açıldık ‘ucuza al, kullan at’ formüllü fason ve ucuz kullanımların pazarı olduk. Saat mi bozuldu? tamire ne gerek var? Git tezgahlardan ‘ithal malı ucuz saatlerden al kullan, at, yenisini al’ düşüncesi iyice yerleşti. Zamanla Ülkemizde de bazı endüstriyel gelişmelerle montaj ve fason giyim sistemi başladı. Ne var ki bizde tekstil üretimi yapılsa da dışardan gelen marka merakı, bazı kesimlere çok çabuk yayıldı. Oysa bizde de zanaatların çoğu, babadan hatta dededen oğula; anadan kıza geçerdi. Bu nedenle mesleğinde iyi yetişmiş ustalarımızın varlığı kıymetliydi. Ankara’da yakından tanıdığımız saatçi Bekir Amca, ömrünün sonuna dek mercekleri üst üste koyup, gece boyunca da evindeki küçük atölyesinde saat tamiri yapardı. Ne var ki, zamanla ince işlerle ilgili tamir yapan değerlerimiz eriyip azaldı.

Hızlı dönüşümlerle, öz niteliklerimizi yitireceğiz, telaşına kapılmış gibiyim, nasıl olmasın? Örneğin, yıllar sonra taşınmak durumunda kalan ve Moda caddesine değer katan Alp Kırtasiye’yi arar olduk. En yeni Kitapları, yabancı yerli dergileri ve kültürel sohbetiyle Moda’lıları kucaklayan öyle köşeler yok artık.  Bence bu büyük eksiklik. Ama incik boncuk, birkaç giyim yerleri, vafel’ciler, dondurmacılar ve kafeler alabildiğine çoğaldı.

Tarihi Koço Restoran hariç, gözlemlediğim birkaçı dışında böyle yerler kalmadı gibi. Caddemizde yürürken nerede eski, ufak dükkan görsem, vitrinine takılır gözüm. Ankara’daki Bekir amcayı anımsarım. O, tamir malzemeleri arasında kaybolup, kendisini mesleğine adamış emektarlardandı. Ama artık bu değerleri, göremez olduk.

İşte böyle bir özlemle, Moda’da saatim bozulduğunda arada uğrayıp sohbet ettiğim bir dükkandaydım. İçeri girildiğinde, 3 Sandalye bir çalışma tezgahının yer aldığı ufacık bir alan. Müşterisi bol. Merceklerle saatin o ince aksam ve işleyişine engel olan arızayı bulmaya çalışan bir usta. İşini yaparken dost ve müşterileriyle de ilgileniyor. Özetle, nostaljik köşesinde mesleğini severek yapan mutlu bir emekçi. Karşı duvarda, kocaman tahta muhafazalı sarkaçlı nostaljik saatler, gazete kupürleri ve aile büyüklerinin portreleri asılı.  Merak edip Usta Nezihi Arıcı’dan, yıllarının ardında neler olduğunu öğrenmeye çalıştım.  

Adapazarlı. 1852’de dedesinin başlattığı mesleği sürdüren son kuşak. Sakarya Koleji mezunu, alaylı bir usta. Yani, bu işi, dedesinden, babasından devralıp çekirdekten yetişmiş. Adapazarı Depremi sonrasında 2000’de ailece İstanbul’a yerleşmişler. “26 yıldır Modadayım. O zamanki müşterilerle, yeniler arasında da çok fark görüyorum. Her geçen gün toplumun nasıl da değiştiği belli oluyor” diyor ki, çok haklı. Ama eski arkadaşları, çalışırken onu hiç yalnız bırakmıyor. Ne zaman uğrasam dost sohbetlerini ve tamir işlerini birlikte yürüttüğüne tanık oldum. Çoğu kişi, kendilerine ince onarım hizmeti verilmesinin ayrıcalığını, iyi biliyor. Bu nedenle, aynı havayı soluyan mahalle sakinlerinin, ustayla sıcak ve doğal paylaşımlarına sıkça rastlanıyor.

Yazımı sonlandırırken düşünce notumu da sizlerle paylaşayım.

‘Yaşadığımız şu ekonomik kriz ve savaşlar döneminde nesli tükenmeye yüz tutan, mesleğinin ehli ustalarımıza, daha çok gereksinim duyulacağını düşünüyorum’ ne dersiniz?

Tags: bağdat caddesihaldun tanerkadiköy iskelekadıköy belediyesikadıköy bellekkadıköy boğakadıköy lifeSosyal Çevre
ShareTweetPin
Previous Post

Aylardan Şubat /2026

Next Post

Dünya Mirası Amazon Ormanları ve Yaşamlar

adminoad136

adminoad136

Next Post

Dünya Mirası Amazon Ormanları ve Yaşamlar

Screenshot

Görme Engellilerinin Derin Dünyası

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

No Result
View All Result
  • Anasayfa
  • Bellek Kadıköy Hakkında
    • BELLEK – KADIKÖY
  • Blog Yazıları
    • Sosyal Çevre
    • Doğal Ve Mimari Çevre
    • Kültür Ve Sanat
  • Fotoğraf Albümleri
  • İletişim Bilgileri

© 2026 JNews - Premium WordPress news & magazine theme by Jegtheme.

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In