Araştırmacı Çevre Yazarı Türksen Başer Kafaoğlu
Umut, düşündüklerimizin gerçekleşebilmesi için sarıldığımız bir ışık. Karanlıkları aşıp, onu görebilmek çoğu kez kolay olmuyor. Ne var ki, İstediklerimize ulaşmak için verilen çabalar süreyi yaklaştırabilir. Öncelikle tüm dostlarımıza Yılın ilk ayında huzur ve mutluluk diliyorum. Dünya’nın çoğu ülkesinde Yılbaşı Kutlamaları yapıldı. Venedik’te Kanal üzerindeki aryalarla, Rusya’da ve kar eğlenceleri ve Kalinka coşkularıyla, New York’da Times Square meydanından, serpilen konfeti, yükselen boru sesleri ve havai fişeklerle taçlandırıldı. Ülkemizde yeni yıla lüks salon kutlamalarıyla girenler de vardı, evlerde TV izleyerek geçiştirilen sıradan geceler de. Her ne olursa olsun 2026 Yılı, bir önceki yılın yük ve belirsizliğiyle karşılanmış oldu. Nerede o eski yılbaşı paylaşımları ve şen kahkahalar, demek, doğru olur. Geçtiğimiz yıllarda gülüp eğlenmeyi bile unutanlar, yılda bir de olsa geleceklerini, sisli günlerin Noel Babasına bırakmış gibiydiler. Kendileri için nasıl hediye paketleri hazırlandı. Kime ne düşecek? Hediyeler daha çok kimleri mutlu edecek? Örneğin emeklilere, kadınlara, gençlere, çocuklara, çalışanlara, üreticilere, paketlerden neler çıkacak? Tahta çubuk üzerine oturtulmuş içi çürük bir elma şekeri mı? gibi düşler epeyce beyini tırmalayıp durdu. Yine hayaller suya düşmese ve yaş almışlarımız, kıymetlilerimiz üzülmese. Gerçek şu ki, biyolojik güç kayıpları, zor yaşam ve sağlık şartları onların tam olarak mücadele etmesine elverişli değil. Onurlu büyüklere, emeklerinin karşılığını almaları için destek verilmesi gerek. Unutmayalım ki, bizleri yetiştirmek için çalışan annelerimiz, babalarımız, ninelerimiz dedelerimiz, onurlu gün görmüş ve birikimli kişilerdir. Üzüntüye gelmezler kalpleri sırçadan incedir.
Yeni yıla kayıp acılarıyla girenler öyle çoktu ki, çoğunun davaları bu sürece sarktı. 2025 Yılında Kartal Kaya Otel yangınında 78 Canını kaybeden kişilerin hayal kırıklığı. Esenyurt’ta freni patlatan servis aracının şarampole yuvarlanmasıyla 5 Kişi yaşamını yitirmesi. 191 Emekçinin çalışırken hayatını kaybetmesi. 2025’de 267’den fazla kadının öldürülmesi. Mafya, çete, dolandırıcılık ve uyuşturuculuğun kol gezdiği sokaklar. Moda/Yağver Bey’de Sokak ortasında genç kızın elinden telefonunu kapan hırsız, gibi sorunlar öylesine sıradanlaştı ki. Sakin yaşamı aratan olaylar birbirini kovalamakta.
Ekosistemden söz etmesek olmaz. Tahribatlar büyük. Aydın’ın Söke İlçesinde bir sanayi tesisi, içinde kimyasalların da olduğu 348 Ton Kül Atığını tarım alanında depolamak üzere harekete geçmiş. Olacak gibi değil. Muğla/ Milas’da 6000 Dönümlük %15’i Zeytinlik ve tarım alanı olan 6 köy, maden aranması nedeniyle kamulaştırıldı. Köylülerin durumu ve içme sularının kirletilmesi titizlikle ele alınmalı. İkizdere’lilerin yasal mücadelesi, 5 Yıl sonra olumlu sonuçlandıysa da kurtarılmaya çalışılan alan, çöle dönüşmüş durumda. Havalar da insanlar gibi öfkeli ve şaşkın. Kadıköy’ün her semti farklı hava etkisi içinde. Meteorolojik söylemlere rağmen, bu kış da nedense ‘’Kar Modamızı esir alamadı’’ ama ayın ortasına doğru, deli fırtınalar, yağmurlar ve kısa süreli ince ince kar yağışı görüntüleri yaşandı. Sabah ve akşamları acı soğuk, gündüzleri sıcaktı. Özellikle de kış aylarında aç ve evsiz kalanların yaşamını, faturalarını ödeyemeyenlerin sıkıntılarını anlamak gerek. Zor şartlardaki bunca yurttaşımıza üzülmemek elde mi? Son aylarda nedense birdenbire operasyonlar art arda geldi. Şaşkınla izliyoruz. Ya şu egemen güçlerin stratejik oyunlarına ne demeli? Dünya’da bölge bölge tilki hesapları dönüyor. Çoğu bölgelerden de alevler ve çığlıklar yükseliyor. Kulaklar tıkalı Duyan yok. Savaşlarda çoğu masum dünya insanı, çocuk yaşlı demeden yok ediliyor. Artık Bundan böyle herkes kendine (mukayyet) sahip olsun.
Bu arada Değerli Tiyatro Sanatçı Haldun Dormen’i yitirdik, Uğur mumcunun ölüm yıl dönümüydü. Toplum adına saygılarımızın en büyüğü onlar için olsun.


