Araştırmacı Çevre Yazarı Türksen Başer Kafaoğlu
Çoğu 65 Yaşüstü kişi, ister istemez yaşlanınca ne olacağını merak eder. Hiç kimse birilerine muhtaç olmak istemez. Ne var ki yaşlanabilmek de yüksek maliyetli. Bakıcı ücretleri uçup gitmiş durumda. Çoğu emekli için bir yardımcı tutmak olası değil. Huzur evinde kalabilmek için de bir ev bağışlayıp, her ay ödeme yapılması gerek. Artık böylesi maliyeti karşılayabilmek varsıllar dışında yaş alanlar için, sadece bir hayal gibi görünüyor.
Dünya’daki bazı ülkelerde ‘Robotik Yardımcı’ yapımları üzerine hızlı gelişmeler oluyor. Bu sevindirici bir haber. Hassas Bakıcı Robotlar, dünya yaşlıları için devrede. Sanal yapımların yardımcı olunacak kişilerin özel durumlarına ve duygularına uygun hale getirilmesi önemseniyor. Yaşlı ve hasta psikolojisi, şefkatli hizmet verme gibi konularla insana denk robot araştırmaları, bunu işaret ediyor. Alzheimer hastaları için özel bakıcı robotlar geliştiriliyor. Devrede yapay kaslardan, elektronik elektrik akımı ile temas ve dokunma hassasiyeti gibi insanı aratmayacak veri tabanları oluşturuluyor. Ama robotların da doğru yönetilmesi, hatta arızaların zamanından önce tespiti, robotun temizliği gibi konularda önemli tartışmalar var. Zira bir robotik sorun ve kontrol hatası, canlının yaşamını tehlikeye sokabilir, deniyor.
Japonya hükümeti, 10 Yıl önceden robotların bakım evlerinde kullanımını daha da geliştirmek üzere çalışan üreticilere destek olmaya başladı. Özel bakım hizmeti eksikliğinin giderilmesi için çalışma ve desteklere hız verilmesi gerekçe olarak gösteriliyor.
Age UK’ye göre: İngiltere’de 65 Yaş üstü yaklaşık 2 Milyon Kişinin bakım gereksinmeleri için robotlar devredeymiş. Bu yöndeki gelişmelerin, insan yaşamını kolaylaştıracağı belki de dönüştüreceği düşünülmekte. BBC Türkçe kaynaklı bilgilere göre: Üç tür Yardımcı Robot üzerinde çalışılıyor.
ilki Japonya’daki Fuji Korporation tarafında tasarlanan HUG Robotu, sofistike bir yürütece benziyor. Bakıcıların hastaları yataktan tekerlekli sandalyeye ya da tuvalete kaldırılmasına yardımcı oluyor.
İkincisi yavru bir Foka benziyor. Adı Paro. Okşanmaya yanıt veriyor. Bu da demans hastalarını uyarması için amaçlanmış. Hareket ve seslere yanıt verecek şekilde düzenlenmiş.
Üçüncüsü ise Pepper. Arada güncellenen küçük, arkadaş canlısı görünümlü insansı bu robot, talimat vererek, kolları hareket ettirip egzersizler gösteriyor.
Ne var ki bakıcılar, çoğu zamanlarını, robotların temizliğine, onları şarj etmeye, işler ters gittiğinde sorun çözmeye harcıyorlar. Oysa bu işler de otomatik olmalı bakıcılara bırakılmamalı. Bilgi içerikli bu haberler, BBC Türkçe olmak üzere çeşitli yerlerde yayımlandı. İngiltere’deki bu robotlar test ediliyor ve daha da geliştirilmesi ve mümkün olduğunca insansı niteliklere ulaşabilmesi amaçlanıyor. Dünyadaki ülkelerde de aynı zamanda hala ayrıntılarıyla tartışılan konu, insansı parmak hareketleri. Bu uzuvların, hassas dokunabilme görevlerini henüz yapamadığı, ilgili çalışmaların epeyce zaman alacağı söyleniyor. Tasarımlar yapılırken, hayvanların nasıl hareket ettikleri de sıkıca gözleniyor. Danimarka’da yapay kaslar geliştirilmiş. Bunun için elektrik akımı işe yarıyormuş. Demans hastalarıyla motivasyon çok önemli. Diyelim ki, başarıldı. Bu durum, bakıcıların daha az ücret almasını da beraberinde getirecek. Önemli bir sorun gibi görünüyor. Acaba bu gelişmeler, yaşlıların sorumluluğu ile yorulan bir sonraki kuşağın yükünü azaltabilecek mi? Örneğin böyle bir Yapay Zeka Teknolojisi, dar gelirliler için de derman olabilecek mi? Bu merak konusu. Dünya Ticareti gereği gelişmiş gibi görülen ülkelerde cep telefonlarında olduğu gibi, pahalı da olsa hızla yayılabilir. Ne var ki yine de insan hayatıyla iç içe olan İnsansı Robot Teknolojileri ithal edilmeden önce aygıtlar, titizlikle test edilip ön bilgilendirme denetim ve yaşam sigortası düzenlemeleri ile kullanıma sunulmalı.



Robotlarin diğer alanlarda deneyimlenmesinden sonra yaşlı bakımına verilmesinden yanayım.Yaslilar gençlere nazaran teknolojiden uzaktır.An gelir iletisimleri kopabilir..
Bu sonuç kaçınılmaz sonuçta bir çoğumuzun başına gelebilir. AKLIMIZ EN BÜYUK HAZİNEMİZDİR”
Yeterli o kalsın.