Bellek Kadıköy
  • Anasayfa
  • Bellek Kadıköy Hakkında
    • BELLEK – KADIKÖY
  • Blog Yazıları
    • Sosyal Çevre
    • Doğal Ve Mimari Çevre
    • Kültür Ve Sanat
  • Fotoğraf Albümleri
  • İletişim Bilgileri
No Result
View All Result
Bellek Kadıköy
  • Anasayfa
  • Bellek Kadıköy Hakkında
    • BELLEK – KADIKÖY
  • Blog Yazıları
    • Sosyal Çevre
    • Doğal Ve Mimari Çevre
    • Kültür Ve Sanat
  • Fotoğraf Albümleri
  • İletişim Bilgileri
No Result
View All Result
Bellek Kadıköy
No Result
View All Result
Home Blog Yazıları

Önemli Meseleler

by adminoad136
Ağustos 9, 2022
0 0

Türksen BAŞER KAFAOĞLU / BELLEK-KADIKÖY

Asbest bir yalıtım malzemesidir. Ülkemizde sanayide, alt yapılarda, çatı, boru  gibi yaşam alanlarımızda da yakın zamana kadar kullanılırdı.  Söz konusu maddenin sökümü ve yapımı  sırasında  saçılan,  gözle görünmeyen parçacıklar son derece tehlikelidir. Örneğin  yıkılan eski binalardaki asbestler, gizli yayılımlarıyla, geniş çevrelere dek yapışarak taşınabilirler. Rüzgarla  çok uzaklara uçma ve bulaşma özelliği vardır.  Resmi rakamlara göre, 2017’de yıkılan 1594 binadan 385’inin Asbestli malzeme kullandığı, 39 ilden sadece 7’sinde  önlem alındığı bilgileri yer almıştı.  

Kent dönüşüm planlarında bu hususta neler yapıldı ne tedbirler alındı,  toplum sağlığı, çalıştırılan emekçilerin işçi sağlığı ve iş güvenliği ne derece sağlandı, akridite laboratuar ve uzman sayıları yeterli mi, gerekli denetimler yapılabildi mi? bilemiyoruz.  Asbest’in en tehlikeli olanına ”Mavi Asbest” denir ve önlem alınmazsa, tamamen kanserojen etkili ve ölümcüldür.

Çok eski tarihlerdeki savaş gemileri, dayanıklı  ve yanmaz özelliği olan bu yalıtım maddesiyle kaplanırmış.  Araştırmalar sonrası elden çıkarmak istemişlerse de, sökümlerinin, karşılanamayacak sorumluluklar getireceği  fark edilmiş, Avrupa ve Amerika ülkelerinde söz konusu tüm  işlemler yasaklanmıştır. Nedenleri arasında: prosesindeki özel koşulların  ağır bir mali yük getirebileceği, atıkların gömülebilmesi  için  çok geniş alanlara ihtiyaç olacağı, yaşamını yitirenlere büyük tazminatlar ödenemeyeceği, ülke topraklarının ve  ekosistemlerinin, bozulma riski, yer almaktadır. En önemlisi de toplumsal tepkilerin büyüyeceği kuşkusudur. İşte bunun için gelişmiş ülkeler, eski gemilerinin sökümünü ülkelerinde yapamazlar.  Çöplerinin para için kapışılacağını,  yaşam hakları ihlal de edilse, Asbest kullanım  prosesi yerine getirilmese de, bunun pek de sorun edilmeyeceğini bildikleri bazı ülkelerin, kar peşindeki özel sanayi ve söküm tesislerine gönderirler.  Ne acı değil mi?1994 Tarihinde ülkemize söküm için Tuzla ya  gelmek üzere yola çıkarılan, mavi asbestle donatılmış  Unated State adlı savaş gemisini, protesto  ve uyarılarıyla S.O.S Çevre Gönüllüleri, Lim-ter İş Sendikası desteğiyle, geri göndermeyi başarmıştı.  Ama o tarihte sivil toplumların gücü ve medya  desteği vardı. 2010‘da Aliağa’dan alınan örnekler üzerinde yapılan incelemede yoğun Asbest  bulunması üzerine, sökümü yasaklanmış olsa da,  2022 Yılında  yine Aliağa’daki  doğal katliam yetmiyormuş gibi bir de Brezilya’dan Asbestli bir savaş gemisinin  söküm amaçlı Aliağa’ya geliş kabusuyla karşılaşıldı. Siyanürlü  atık sızıntıları haberlerinden de, denetiminin eksikliğini ara ara görüyoruz.  Özellikle İstanbul’un çevresindeki  sanayi  tesisi olan alanlarda, toprağın neresini kazsanız, yıllanmış atık varilleriyle karşılaşırsınız.  Yaşam bu kadar hafife alınmamalı.  Ülkemizde az gündeme gelen, eskidikçe  toplu ölüm saçmaya hazır alanlarda, yeni revizyonlara ve semt semt taramalara gerek var.  Özellikle de, 1995’li yıllarda yine aynı  sivil toplumları ve meslek odalarıyla birlikte uyarı ve sıkı takip sonucu yaptırılan ama  bunca yıl sonra  çeşitli etkenlerle,  eskimiş dağılmış olduğunu düşündüğümüz katı atık deponi alanları için, acilen denetim ve yeniden düzenleme gerekiyor. Bu da planlı bilimsel, uzman ve ekip çalışmaları gerektirir. Araştırma kuruluşlarından bazıları biraz da, toplumun arasına dağılarak,“para mı,  yaşam mı “anketi yapsa ne iyi olur. Doğrusu “Günün birinde, paranın da yenmeyeceğini”anlayabilenlerin  oranını, merak ediyorum. Değerli dostlarım bunca yıl sonra,  yani 2022 yılında  az da olsa  bilinç artışı yönünde bir kıpırdanma olmuş mudur, ne dersiniz?

Tags: bağdat caddesiDoğal Ve Mimari Çevrehaldun tanerkadiköy iskelekadıköy belediyesikadıköy bellekkadıköy boğakadıköy lifeKültür Ve SanatSosyal Çevre
ShareTweetPin
Previous Post

İSTANBUL VE İSKELELERİ

Next Post

 İSTANBUL VE İSKELELERİ  2

adminoad136

adminoad136

Next Post

 İSTANBUL VE İSKELELERİ  2

İSTANBUL VE İSKELELERİ 3 

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

No Result
View All Result
  • Anasayfa
  • Bellek Kadıköy Hakkında
    • BELLEK – KADIKÖY
  • Blog Yazıları
    • Sosyal Çevre
    • Doğal Ve Mimari Çevre
    • Kültür Ve Sanat
  • Fotoğraf Albümleri
  • İletişim Bilgileri

© 2026 JNews - Premium WordPress news & magazine theme by Jegtheme.

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In