Bellek Kadıköy
  • Anasayfa
  • Bellek Kadıköy Hakkında
    • BELLEK – KADIKÖY
  • Blog Yazıları
    • Sosyal Çevre
    • Doğal Ve Mimari Çevre
    • Kültür Ve Sanat
  • Fotoğraf Albümleri
  • İletişim Bilgileri
No Result
View All Result
Bellek Kadıköy
  • Anasayfa
  • Bellek Kadıköy Hakkında
    • BELLEK – KADIKÖY
  • Blog Yazıları
    • Sosyal Çevre
    • Doğal Ve Mimari Çevre
    • Kültür Ve Sanat
  • Fotoğraf Albümleri
  • İletişim Bilgileri
No Result
View All Result
Bellek Kadıköy
No Result
View All Result
Home Blog Yazıları Sosyal Çevre

Bir Yazar Buluşması

by adminoad136
Ocak 30, 2024
0 0

Araştırmacı Çevre Yazarı Türksen Başer Kafaoğlu

Bu ay ki ilk söyleşimiz, Yazar Asuman Büke Kafaoğlu ile gerçekleşti. Gelecek aylarda da değerli 

ve üretken kişilerle bir arada olacağız. Asuman Büke, sinema tiyatro ve kitap eleştirmeni. 1998-2008 Yılları arasında Cumhuriyet Gazetesi Kitap Eki’nde kitap eleştirileri yazdı. 2008’den beri de Radikal Gazetesinde Edebiyat Eleştirmeni olarak ilgiyle okunmakta. O, aynı zamanda Felsefeci. Üretken özelliği ile de iyi bir yorumcu. Yapıtlarında yakaladığı ve odaklandığı noktalar düşünceyi geliştirme yönlü.  Birbirinden farklı çalışmalarından da bu yetilerini anlamak olası. Yazın sanatı, Kitap Okuyan Kadın gibi eserlerini okumuştum. Felsefi anlatılarını da dinledim.  Hepsi birbirinden farklı ve o denli de etkileyiciydi. Ayrıca dikkatimi çeken önemli nokta, çalışmalarının ana ekseninde felsefenin hissedilir olması. Asuman Büke’nin yapıtlarını özgün kılan da bu bana göre.  Sunumlarına, sorgulayıcı, düşündüren, açtığı rengarenk pencereleriyle bir genişlik ve derinlik katıyor.  Bu nedenle sohbetimize önemli bir noktadan başladık. Eserlerinde, felsefenin hissedilir temel bir yapı oluşturduğu hususunda onunla hem fikir olduğumuzu önceden biliyordum. Kendisine, Yazma yönteminden ve nedenlerinden, söz eder misin? diyerek aklıma gelen ilk soruyu yöneltmiş oldum. ‘’Yazarken aynı zamanda da düşünüyorum. Hatta bazen seyrettiğim bir filim sırasında farklı cümleler ortaya çıkabiliyor.  Eğitmek, bilgilendirmek ya da düşüncemi geliştirmek, beni mutlu ediyor’’ dedi gülümseyerek. Günümüzde bir çalışmayı, kitaplaştırma; satın almak ve okuma durumu ile ilgili ne düşünüyorsun? dedim ve kapsamlı yanıt aldım. ‘’Günümüzde artık bir çalışmayı kitaplaştırmak epeyce zorlaştı. Basım yayım evleri, sadece satışının yüksek olabileceğini düşündükleri kitapları kabul ediyorlar.  Bir anlamda adı çok duyulan yazarların eserlerini kabul ediyorlar.  Basım yayım evleri de epeyce zorlanıyor tabi. Kağıt matbaa baskı dağıtım vergi vs. harcamalar, maliyeti yükseltiyor.  Bu durumda basım yayım işi yapanlar, baskı talepleri arasından seçim yapıyorlar.  Kitap fiyatları çok yükseldi. Günümüzde artık, çoğu okurun alım gücü de kalmadı’’ Son yıllardaki okuma oranının düşme nedenlerinden biri de bu. Diğeri de dijital sistemden yararlanılması’’ Oysa kitap kokusu, sayfalarını çevirirken duyulan keyif, bambaşka. Ne yazık ki bu sıcak duygu da kaybolmak üzere.  Çoğu kitap tutkunları için de üzücü bir geçiş. Çalışmaya odaklanıp, yemeyi içmeyi bile unutan üretken düşünürlerden, bir diğer anlamıyla görülmeyen emekten söz etmek istiyorum. Toplum bilincini yükselten, kültür ve bilgi aktarmaya çalışan bu kesim, özveriyle kağıta döktükleri işin karşılığını alamıyor.  

Tarihi süreçlerde Sanatçılar ve yazarlar yapıtlarında verdikleri mesajlarla, toplumun aynası ve öncüleri olmuşlar.  Baskılar, savaşlar, çekilen çileler karşısında dik duran büyük edebiyatçı kalıcı eserleriyle bilinir ‘’Sen bu düşüncenin neresindesin’’ diye sorduğumda ‘’Ben de öyle bir yazar olmak isterdim.  İlerde, kadın ve çocuk hakları, eşitsiz yaşamlar ile ilgili konuları ön plana çıkarabilirim’’ diye yanıt verdi.  İdealist bir yazardan da bu beklenir, diye düşündüm. Yapay zeka ile ilgili sohbetimiz de ilginçti.  Son zamanlarda özellikle ABD’deki AR-Ge çalışmalarında: beyin hücreleri ve düşünce okuma çalışmaları yapılması düşündürücü. Hızla yükselen böylesi çalışmaların, insan duygusallığını nasıl etkileyeceği ile ilgili düşüncen ne?

Tek tip toplumlar mı yaratılmak isteniyor, bir felsefeci olarak ne dersin? diye, merakımı gidermek istedim. ‘’İleride ‘Gerçeklik’ tanımı da değişebilir. ‘İnsan Temelli Gerçeklik’ yerini ‘Bağımsız Gerçekçiliğe’ bırakacak. Bu durumda ‘Gerçekçilik’ yeniden tanımlanacak. Örneğin diyelim ki: Ben bir kazaya görerek duyarak tanık oldum, yerine aynı olayı görmeden duymadan, orada olmadan ve hissetmeden de yeni duruma göre oradaymışım gibi, dizayn edilip, kabul ettirilebiliyor. Yani Yeni yapay zeka tanımıyla bir insanı farklı bir tipe dönüştürüp gerçek gibi gösterebiliyorlar’’ diye önemli bir saptamayla sözlerini bitirdi, sevgili Asuman Büke Kafaoğlu. Yolu açık olsun.

Tags: kadıköy bellek
ShareTweetPin
Previous Post

Aylardan Ocak

Next Post

İstanbul’da Hava kirliliği

adminoad136

adminoad136

Next Post

İstanbul’da Hava kirliliği

Odaklanamama ile yüzleşmek

Comments 3

  1. Zuhal Çetin says:
    2 yıl ago

    Tebrik ederim, beynine sağlık Türksen Ablacım.

    Yanıtla
  2. Gülser Okka Bostancı. says:
    2 yıl ago

    Asuman Büke Kafaoğlu İyi bir yazar, eleştirmen. Üretgen özelliği ile de iyi bir yorumcu. Asuman Büke Kafaoğlu yolun açık olsun.

    Yanıtla
  3. Gülser Okka Bostancı. says:
    2 yıl ago

    Temiz havada yaşamak, tüm insanların hakkı. İstanbul’da hava kirliliği çok fazla. Kirli hava, insan sağlığını bozmakda ve ölümlete sebep olmaktadır. Hava kirliliğinin önüne geçmek Devletin vazifesi olmalı.

    Yanıtla

Zuhal Çetin için bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

No Result
View All Result
  • Anasayfa
  • Bellek Kadıköy Hakkında
    • BELLEK – KADIKÖY
  • Blog Yazıları
    • Sosyal Çevre
    • Doğal Ve Mimari Çevre
    • Kültür Ve Sanat
  • Fotoğraf Albümleri
  • İletişim Bilgileri

© 2026 JNews - Premium WordPress news & magazine theme by Jegtheme.

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In