Bellek Kadıköy
  • Anasayfa
  • Bellek Kadıköy Hakkında
    • BELLEK – KADIKÖY
  • Blog Yazıları
    • Sosyal Çevre
    • Doğal Ve Mimari Çevre
    • Kültür Ve Sanat
  • Fotoğraf Albümleri
  • İletişim Bilgileri
No Result
View All Result
Bellek Kadıköy
  • Anasayfa
  • Bellek Kadıköy Hakkında
    • BELLEK – KADIKÖY
  • Blog Yazıları
    • Sosyal Çevre
    • Doğal Ve Mimari Çevre
    • Kültür Ve Sanat
  • Fotoğraf Albümleri
  • İletişim Bilgileri
No Result
View All Result
Bellek Kadıköy
No Result
View All Result
Home Blog Yazıları Sosyal Çevre

Savaşlarla Yükselen İklim Krizi Hızı

by adminoad136
Nisan 6, 2026
0 0

Araştırma Çevre Yazarı Türksen Başer Kafaoğlu

‘Savaşın kazanını olmaz’ sözü çok doğru.  Doğal, kültürel, tarihi ve insani değerleri eskisi gibi onarabilmek zorlayıcı.  Uzun süreçlerde yerine konamıyor.  Kayıplar, toplum psikolojisinde travmalar ve derin izler bırakıyor. Artık son süreçte kullanılan savaş teknolojilerinin tahribatları, çok büyük boyutlarda. Hava, deniz, su, toprak kirliliğinin hızı, küresel ısınmayı daha da yükseltiyor. Kullanılan savaş enstrümanları, Ardında enkaz ısınma açlık susuzluk ve barınma gibi sorunlar bırakıp, yaşanabilirliği daha da zorlaştırıyor. Ekosistemde var olan canlı yaşam zincirinde önemli yeri olan hayvan ve bitki türleri telef oluyor. Canlı yaşamının temeli olan su hava ve toprak gibi alıcı ortamların çeşitli kirliliklerle kullanılamaz duruma getirilmesi, doğrudan salgın hastalıklara ve ölümlere yol açıyor.

Independent Türkçe ve çeşitli resmi kaynaklarından edinilen bilimsel araştırma bilgilerine göre: Savaşta, bir füzenin fırlatıldığı anda ve patlama sonrasında verdiği kalıcı kirlilik zarar ve tahribatlar, Dört Ana Başlıkta açıklanıyor: Yorumlarımızla da harmanlamaya çalışalım.

1. Kimyasal kirlilikler: Füze yakıtları, yüksek orandaki sıvı yakıtlar, toksik maddeler içerir. Sızan yakıt ve yanma sonucu açığa çıkan Hidrazin gibi maddeler, toprağı yeraltı sularını ve denizleri zehirler. Denizin tuzlu suyunu içme suyuna çevirip içme suyu olarak kullananlar, susuz kalır.

2. Hava kirliliği: Füzenin fırlatılması ve patlamalar sırasında atmosfere yoğun miktarda Karbondioksit ve Partiküller salınır. Hava kalitesi bozulur sera etkisi artar. Bu da iklim krizinin hızını artıracağı anlamındadır. Ayrıca, füze gövdelerinden ve harp başlıklarından yayılan Kurşun Cıva Kadmiyum gibi ağır metaller ekosisteme karışır. Bunlar, insanlar dahil tüm canlıları, besin zinciri yoluyla sağlık açısından tehdit etmeye yeter. Yakıt depolarındaki patlamalarda etrafa yayılan Karbon Dioksit Karbon Monoksit Partikül ve dumanlar, rüzgarların etkisiyle geniş çevreye yayılıverir. Toprak su deniz ve hava gibi alıcı ortamları zehirler. Tabii, yine insanlar dahil tüm canlıları da yok eder.  Tarım ve sanayide kullanılan Suni Gübre gibi Petrol türevleri yok olur. Metan, Etan. Büten, Bütülen, Propan, Etilen gibi Hidrokarbon gazları açığa çıkar. Bunlar, hava ile de karşılaştığında büyük parlak bir yayılım görüntüsü ortaya çıkar.

3. Radyoaktif riskler: Eğer nükleer başlıklar söz konusuysa, patlama sonrası yayılan radyoaktif serpintiler, geniş alanları onlarca yıl yaşanmaz hale getirir. Nükleer tehlikelerin nelere yol açacağını düşünmek bile korkunç. Vaktiyle komşu ülkenin tesisi Çernobil’den yayılan bir sızıntısıyla, gencecik insanlarımızın hayatlarını, tek tek nasıl kaybettiğine yıllar boyu tanık olduk.

4. Fiziksel enkaz: Parçalanan füzelerden kalan metal yığınları ve patlamamış mühimmatlar katı atıklar yayılan petrol gazı, deniz ekosistemini yok ettiği gibi, doğada kalıcı ve etkileşimli tehlikeler yaratır. Tarım alanlarını suları ve yerleşim yerlerini fiziksel olarak kirletir.  Ölümlere yol açan bu maddeler, alıcı ortamlara sınır tanımaksızın yayılır. Adı konamayan salgın hastalıklar yayılabilir. Unutmayalım ki savaşlar, ekosistemin tahribini ve yok oluş sürecini son derece hızlandırıyor.  (CEOBS) Çatışma Gözlem Evi’, 2026’deki Körfez Savaşında ilk 10 Gün içinde 300’den fazla, uzun süre kalıcı kirlilik bulgusu olduğunu belirtmiş. Sonrası ne olur, düşünemiyoruz bile. Şunu üzülerek söylemeliyiz ki, bu durumdan en karlı çıkacak kesim yine, savaş tacirleri. En çok eziyet çekip öldürülen ve görmezden gelinenler ise, sivil insanlar, masum bebekler ve isimsiz kahramanlar. Gelecek kuşaklara devredeceklerimiz: kin nefret, sorunlu ekonomi enerji ve ulaşım, çölleşen doğal alanlar, yok edilen kültürel değerler, iklimlerin dayanılamaz etkileri mi, olmalıydı?

Tags: bağdat caddesihaldun tanerkadiköy iskelekadıköy belediyesikadıköy bellekkadıköy boğakadıköy lifeSosyal Çevre
ShareTweetPin
Previous Post

Aylardan Mart/2026

adminoad136

adminoad136

Comments 1

  1. tamer erdem says:
    1 hafta ago

    ”israil e giden füzelerden dolayı gümüş iyodür bombaları kullanamadıkları için anadoluya giden yağmur butlarını çeviremeyip ,şu anda anadoluda bol yağış oluyor ” deniliyor ,siz bu konudane düşünüyorsunuz .teşekkürler ederim.

    Yanıtla

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

No Result
View All Result
  • Anasayfa
  • Bellek Kadıköy Hakkında
    • BELLEK – KADIKÖY
  • Blog Yazıları
    • Sosyal Çevre
    • Doğal Ve Mimari Çevre
    • Kültür Ve Sanat
  • Fotoğraf Albümleri
  • İletişim Bilgileri

© 2026 JNews - Premium WordPress news & magazine theme by Jegtheme.

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In