Araştırmacı Çevre Yazarı Türksen Başer Kafaoğlu
Yaz günlerini özledik. Bir an önce İstanbul’un kalabalığından kurtulup, oksijeni bol yeşil alanlara koşma isteğindeyiz. Ne var ki havalar soğumaya başlayınca, yine geri dönme telaşı başlayacak. Her bir sorununa rağmen kent yaşamının da farklı bir sosyal çekiciliği olsa gerek. Hani derler ya, ne onunla ne de onsuz!
10 Nisan’nın İSKİ Raporuna göre İstanbul’un barajlarındaki su doluluk oranı %69.85. Bu, yaz için iyi bir haber. Kent demografisi, farklı etkenlerle sürekli değişim içinde. TÜİK’in 2025 verilerine göre son 10 Yılda sadece Kadıköy’den 24.600 Kişi ayrılmış. Tek kişilik haneler, 19.000 artmış. Ortalama hane halkı sayısı ise 2.29’a gerileyerek azalmış. Her 5 Kişiden biri 65 Yaş üstü. Şu sıralarda ilçemizde de projeler çeşitlenirken, sorunları da birlikte gündeme taşımakta. Örneğin, Kadıköy Rıhtımdaki İSPARK’a ait geniş alan, aynı zamanda engelli yurttaşlarımızın rıhtımda kullanabildiği önemli bir otopark. Kapatılınca mağdur olmuşlar. Acilen bir çare bulunması talep ediliyor.
Tam da yavrularımız, 23 Nisan Egemenlik ve Çocuk bayramı için hazırlanıyordu ki, 14 Nisan’da Şanlı Urfa’da 15’inde de Kahraman Maraş’da okul içi saldırılarla karşılaşıldı. Kaybettiğimiz yavrular ve öğretmenler yüreklerimizi dağladı. Demek ki köklü çözüm gerektiren çok boyutlu sorunlar var. 1 Nisan Dünya Şaka Günüydü. Ne var ki artık şakaların yerini acı veren şok açıklamalar alıyor. Savaşlardaki onca sivilin katliamı, kültürün, doğanın acımasızca yok edilmesi ve çirkinliğe evrilme, örnekleri yaşanıyor.
3 Nisan Dünya Çocuk Kitapları Gününde Ressam Canan Bilge’nin Salyangoz suluboya tablolarıyla donanmış olan ‘Sali’nin Yolculuğu’ Adlı Çocuk Kitabının, resim sanatı, öğreti ve mesajlarıyla harika olduğunu belirtmek isterim. 4 Nisan Dünya Sokak Hayvanları gününde kırsalda yalnız bırakılıp, açlıkla mücadele eden can dostlara sahip çıkmak gerek.
Nisan Dünya Romanlarının Günü. Onlar, doğal ve özgür yaşamı seçiyor. Öyle yetenekliler ki her yere ayrı bir renk katıyorlar. Hakları ve kültürel kimlikleri ile dünya ülkelerinde olduğu gibi bizde de değerlendirilmeliler.
Gülistan Doku’nun ölümü ile ilgili 6.5 Yıllık acı ve duyulan öfke hiç dinmedi. Yasal sürecin yeniden başlatılması, üstü örtüldü denen, kadın cinayetlerinin ele alınması gereğini gündeme taşıdı. Olmaması gerekenleri yaşıyoruz.
Moda Sanat’taki sergi açılışı biraz olsun moral verdi. İtalya Bodio Lommango kütüphanasi ve Ekslibris Derneği iş birği ile düzenlenen ‘’Antik Çağ Olimpiyatları’’ temalı yarışmada yer alan eserlerle oluşan Ekslibris Kolleksiyonu, Museo Moda ve Ayşen Erte Atölyesinin iş birliği ile 18 Nisan’da açılış yaptı. Sanatçılarımızın eserleri dahil, her biri ayrı ayrı ilgi topladı. Gençlerimizi bu tür atölye çalışmalarına yönlendirebilsek ne iyi olur. 22 Nisan Dünyayı Kurtarma Günüydü. Gerçek şu ki yıllardan beri Emperyaller kurtarmak yerine dünyamızı kirli sanayileriyle yaşanmaz hale getirdiler. Artık onların son umutları, uzayda bir yerlerde yaşamak olsa gerek! Nisan’da Artemis uzay aracı Pasifik Okyanusunun üzerinde 27 km. mesafeye yaklaşıp mürettebatını, Kaliforniya’ya paraşütlerle indirdi.
28 Nisan Dünya İşçi Sağlığı İş güvenliği Günü de ne denli uygulanıyor sorusunu sayısal olarak yanıtlamak zor. Çoğu kaçak, ucuz, geçici ve çocuk işçi. Hiçbirinin sağlık güvencesi yok. Ayrıca işyerlerindeki denetleme haberini önceden alan bazı işverenler, sadece teftiş süreci için önlem alıp kurtuluyorlar. Denetim sisteminde bu aldatmaca dikkate alınmalı.
Madenciler sendikalarıyla haklarını alamadıklarını duyurmak üzere Ankara’ya yürüdü.
İkiz köylüler Akbelen’de ‘’Havama, suyuma, ağacıma dokunma‘’ diyor, doğayı savunanlar. Daha yazamadıklarım var ama sayfam doldu. Lütfen eksik kalan tarihi kanıtları siz de not edin. İlerde gerekebilir.


